şiirsever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiirsever etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Mart 2014 Pazartesi

Turgut UYAR - Geyikli Gece

Halbuki korkulacak hiçbir şey yoktu ortalıkta 
Herşey naylondandı o kadar 
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı 
Ama geyikli geceyi bulmadan önce 
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk. 

Geyikli geceyi hep bilmelisiniz 
Yeşil ve yabani uzak ormanlarda 
Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan 
Hepimizi vakitten kurtaracak 

Bir yandan toprağı sürdük 
Bir yandan kaybolduk 
Gladyatörlerden ve dişlilerden 
Ve büyük şehirlerden 
Gizleyerek yahut dövüşerek 
Geyikli geceyi kurtardık 

Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı 
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk 
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza 
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları 
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk 
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz 
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden 

'Geyikli gecenin arkası ağaç 
Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü 
Çatal boynuzlarında soğuk ay ışığı' 
İster istemez aşkları hatırlatır 
Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş 
Şimdi de var biliyorum 
Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz 
Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli... 

Hiçbir şey umurumda değil diyorum 
Aşktan ve umuttan başka 
Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı 
Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor. 

Biliyorum gemiler götüremez 
Neonlar teoriler ışıtamaz yanını yöresini 
Örneğin manastırda oturur içerdik iki kişi 
Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek 
Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı 
Koltuk altlarımız gitgide tatlı gelirdi 
Geyikli gecenin karanlığında.. 

Aldatıldığımız önemli değildi yoksa 
Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak 
Gümüş semaverleri ve eski şeyleri 
Salt yadsımak için sevmiyorduk 
Kötüydük de ondan mı diyeceksiniz 
Ne iyiydik ne kötüydük 
Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa 
Başta ve sonda ayrı olduğumuzdandı... 

Ama ne varsa geyikli gecede idi 
Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan 
Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda 
Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında 
Büyük otellerin önünde garipsiyorduk 
Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte 
Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız 
Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk 
Yahut bir adam bıçaklasak 
Yahut sokaklara tükürsek 
Ama en iyisi çeker giderdik 
Gider geyikli gecede uyurduk 

'Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede 
İmdat ateşleri gibi ürkek telaşlı 
Sultan hançerleri gibi ay ışığında 
Bir yanında üstüste üstüste kayalar 
Öbür yanında ben 
Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım 
Domino taşları ve soğuk ikindiler 
Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık 
Gölgemiz tortop ayak ucumuzda 
Sevinsek de sonunu biliyoruz 
Borçları kefilleri bonoları unutuyorum 
İkramiyeler bensiz çekiliyor dünyada 
Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum 
Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum 
İyice kurulamıyorum saçlarını 
Bir bardak şarabı kendim için içiyorum 
'Halbuki geyikli gece ormanda 
Keskin mavi ve hışırtılı 
Geyikli geceye geçiyorum' 

Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.

Cemal Süreya - Üvercinka

Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalırsa seninle yatmak günah, daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil

Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Birçok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Birlikte mısralar düşünüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil

Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o, alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajında akşamüstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil 

Cemal Süreya - Keşke Yalnız Bunun için Sevseydim Seni





 
İki kalp arasında en kısa yol:
Birbirine uzanmış ve zaman zaman
Ancak parmak uçlarıyla değebilen
İki kol.





....




Olur mu anımsamamak Onaltıncı Louis'yi
14 Temmuz 1789 akşamı, Louis,
Şöyle yazmamış mıydı defterine:
"Bugün kayda değer bir şey yok.."

16 Mart 2014 Pazar

İBRAHİM SADRİ - SEN BENİM ONYEDİ YAŞIMSIN

Sen benim onyedi yaşımsın, 
Deli çağımsın... 
Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın . 
İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın. 
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim , 
İlk şiirim, ilk kavgam , 
Yaşamı ilk farkedişimsin . 
Sen benim onyedi yaşımsın... 

Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan. 
Cebinde iki gazoz parası 
Gönlüne tarifsiz rüzgarlar dolan . 
İki film bu akşam, 
Birinde Yılmaz Güney oynuyor, birinde Fikret Hakan. 
Bak Suat Sayın söylüyor cızırtılı plaktan: 
'...Rüyadır gördüğün bütün düşler , 
Gözlerin aklımı perişan eyler , 
Aşk masalından şarkılar söyler , 
Beni hülyalara salan gözlerin ...' 
Yazlık sinemanın kapısında saçları taralı bir oğlan , 
Bir külah çekirdeği, mangal gibi yüreği var, bilesin... 

Sen benim onyedi yaşımsın, 
Deli çağımsın... 
Aynaya ilk bakışım , 
Babamla ilk kavgam, 
Evden ilk kaçışımsın. 
Serçeleri sevdimse senden, 
Minibüslerde muavinlik ettiysem. 
'Bir Teselli Ver'i dinlediysem Orhan Gencebay'dan, 
Emirgan'da çay içtiysem, 
Tophane'de sabahçı kahvelerini öğrendiysem , 
Nerden bildiysem şiirlerini Ümit Yaşar'ın, 
Pazar sabahları kapının önünden geçtiysem, 
İçimdeki kıpır kıpır bu soluk nereden ... 


Sen benim onyedi yaşımsın, 
Deli çağımsın... 
Okulu ilk asışım, 
İlk kez birine gümüş kolye alışımsın. 
Sen benim ilk sakarlığım, ilk tuhaflığım, ilk yakalanışımsın. 
Sen benim onyedi yaşımsın... 


Mahallenin delikanlısı, 
Elleri ceplerinde, dudağında ıslığı, 
Başında kavak yelleri. 
Şarkılar mırıldanıyor. 
'Zalimin zulmü varsa sevenin Allahı var' yeni çalıyor 45lik plaklardan. 
Hayri Şahin ortalığı kavuruyor. 
Mahallenin delikanlısı, 
Cebinde iki gazoz parası. 
Yüreğinde garip bir pıtırtı 
Alışmaya çalışıyor sana alışmaya. 
Akşamları işportaya çıkıyor, 
Bir defter, bir kalem, bir de çakı alana aynayı bedava veriyor. 
Yani günler geçiyor onyedi yaşının bütün tadıyla ... 


Sen benim onyedi yaşımsın, 
Deli çağımsın... 
İlk maça gidişim, Cemil Turan'ı ilk seyredişim, ilk sevincimsin. 
Ben anamın muskasını nasıl astıysam göğsüme öyle güvendiğimsin. 


Sabahları eskici geçiyor kapıdan 
Karşı komşu Nafile Teyze bakkaldan ekmek istiyor 
Çocuklar top kovalıyor mahallenin arsasında 
Bir bakıyorum cama da iki güvercin konuyor iyi mi, 
Herşey güzel oluyor. 
Bu hengame nasıl yakışıyorsa İstanbul'a bana da aşk öyle yakışıyor. 
Anam koş kapa diyor muslukları,üç gündür akmayan sular geliyor. 
Ben onyedi yaşındayım, hayat benden yana duruyor ... 


Sen benim onyedi yaşımsın, 
Deli çağımsın... 
Sen benim ayakkabılarımın arkasına ilk basışımsın. 
İlk cigaram, ilk ıslığım, ilk kızgınlığım, ilk aldanışımsın. 
Sen benim ilk ütülü beyaz gömleğim, 
İlk şiirim, ilk kavgam, yaşamı ilk farkedişimsin... 


Sen benim onyedi yaşımsın, 
Sen benim, sen benim, sen benimsin. 
Sen benim herşeyimsin. 
Hiçbirşeyimsin, hiçbirşeyimsin..

Ümit İlter- Geçit Yok ( Tuncel Kurtiz Seslendirmesi ile )


Bu şiirin tamamını sizinle paylaşmak isterdim ama karakter yetmiyor buyrun burdan dinleyin ;



Bir kaç dize :

bağdatl'ıyız, bağdat'tayız, bağdat'lıyız
bağdat'ta düşünce bombalar adımız meçhule kalır
adımız meçhul
yanar kavrulur bedenimiz sevdiklerimiz
yanar kavrulur
külümüz kalır geriye rüzgarda savrulur
sözümüz kalır
bir de öfkemiz, birde öfkemiz, birde öfkemiz
öfkeliyiz
kül savrulur, söz kalır, öfke büyür
büyüyor
bağdat'lıyız, bağdat'tayız, dünyanın her yanındayız
bu kan denizinin dalgalarıyla
yankileri boğacağız
bağdat'lıyız, bağdat'tayız, bağdat'tayız, her yandayız

Nazım Hikmet - Delikanlım İyi Bak Yıldızlara


Delikanlım!.İyi bak yıldızlara,onları belki bir daha göremezsin....
Belki bir daha yıldızların ışığında kollarını ufuklar gibi açıp geremezsin..
Delikanlım!.Senin kafanın içi yıldızlı karanlıklar kadar güzel,korkunç,kudretli ve iyidir.
Yıldızlar ve senin kafan kâinatın en mükemmel şeyidir .
Delikanlım!.Sen ki, ya bir köşe başındakan sızarak kaşından gebereceksin,ya da bir darağacında can vereceksin.
İyi bak yıldızlara onları göremezsin bir daha 
Delikanlım!.Belki beni anladın,belki anlamadın.Kesiyorum sözümü.
Sevmek mükemmel iş delikanlım.Sev bakalım...
Mademki kafanda ışıklı bir gece var,benden izin sana,sevsevebildiğin kadar..
Nazım Hikmet 

Ceyhun Yılmaz - Sevdiğim İkinci Kadınsın Sen

sevdiğim ikinci kadınsın sen,
ilkini sevmeye mecburdum.
çok iyiliği oldu bana,
ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim,
sevdiğim ikinci kadınsın sen!
ilkinin yerini alman mümkün değil,
o öğretti bana sevmeyi,
o öğretmese sevemezdim seni bile,
inan o tuttuğu için ellerimden,
yürümeyi öğrendim, koşabildim sana.
onun gözlerine benzediği için gözlerin,
alamadım gözlerimi senden,
sana aşığım, seni seviyorum.
sevdiğim ikinci kadınsın sen!
hayatım boyunca omuzumda taşıyorum onu,
ve sen her sabahımdasın,
kıskanma
alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir,
kalbim şimdi senin,
onun kadar sev beni kafi
o doğurdu, sen öldürme!

Orhan Veli Kanık - Öyle Bir Zamanda Gel ki, Vazgeçmek Mümkün Olmasın

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. 
Ellerimde koparmaya çaıştığım zincirlerden kalma yara izleri 
Yeni yeni iyileşmeye yüz tutmuş olsun. 
Gözlerimde öyle bir karanlık olsun ki, gören kör oldum sansın. 
Yanaklarım kurumuş olsun göz yaşlarımdan, dudaklarımsa çatlak çatlak. 

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. 
Belki bin tane aşktan geçmiş olayım ve hiçbiri olmasın gözümde. 
Hiçbiri tamamlayamamış olsun cümlelerimi, 
Hiç biri bağlayamamış olsun geceyi sabaha. 
Hiçbirinin gülüşünün her anı senin kadar aklıma işlenmemiş olsun. 
Hiçbirinin hayali en güzel haliyle barınamamış olsun beynimde. 
Hiçbirinin izi kalmamış olsun bedenimde. 

Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın. 
Sessizce ağladığım anları kimse çığlık çığlığa hıçkırıklara dönüştürememiş olsun. 
Ellerim kimsenin üzerinde eriyip gitmemiş olsun, gezinse bile. 
Dudaklarım senin adını söylerkenki gibi kıvrılmamış olsun hiç bi ad'a yeterince. 
Yerine koymaya çalıştığım her beden yok olup gitmiş olsun kumlar aktıkça tane tane. 
Unuttuğumu sandığım, vazgeçtiğimi sandığım, 
Sevmediğimi sandığım öyle bir zamanda gel ki
Yerçekimine karşı koysun damarlarımda beni yaşatan her zerre. 
Öyle bir zamanda gel ki vazgeçmek mümkün olmasın...

CAN YÜCEL - Olmuyorsa Zorlamayacaksın

Olsun istersin…
Hatta olsun diye yapılması gerekenden daha da fazla üstelersin.
Aşktır ; değer verirsin, ödün verirsin, sevgiden de öte saygı gösterirsin, olmayacak kaç şey varsa bir araya bile getirirsin…
Bakarsın, ne anlattığını anlayabilmiş (?) ne de çözüm için bi’şeyler yapma gayretinde.
İştir ; sabahlarsın, “olsun” diye ailenden çaldığın zamanı oraya verirsin…
Dosttur ; hayatta kimseyi dinlemediğin kadar dinler, kendine ayırmadığın onca şeyi “O’na” ayırmaya çalışırsın…
Sonra olayın içinden kendini çıkartır şöyle karşıdan yaptıklarına bir bakarsın… Bakarsın ki her şey başladığın gibi!
Olmuyorsa, olmuyordur!

Gönlün rahat mı?
Elinden geleni yaptın mı?
Cidden olmuyorsa zorlamayacaksın…

Herkes Gibisin – Nazım Hikmet


Gönlümle baş başa düşündüm demin;
Artık bir sihirsiz nefes gibisin.
Şimdi tâ içinde bomboş kalbimin
Akisleri sönen bir ses gibisin.
Mâziye karışıp sevda yeminim,
Bir anda unuttum seni, eminim
Kalbimde kalbine yok bile kinim
Bence artık sen de herkes gibisin.
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin

Atilla İLHAN - Ne Kadınlar Sevdim Zaten Yoktular

ne kadınlar sevdim zaten yoktular
yağmur giyerlerdi sonbaharla bir
azıcık okşasam sanki çocuktular
bıraksam korkudan gözleri sislenir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
hayır sanmayın ki beni unuttular
hala ara sıra mektupları gelir
gerçek değildiler birer umuttular
eski bir şarkı belki bir şiir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir
yalnızlıklarımda elimden tuttular
uzak fısıltıları içimi ürpertir
sanki gökyüzünde bir buluttular
nereye kayboldular şimdi kim bilir
ne kadınlar sevdim zaten yoktular
böyle bir sevmek görülmemiştir